KISKANÇLIK 2

 ~Zerrinden~


Üzerimde bir yük vardı. Bebekten kaynaklı bir yük. Söylemedikçe bu durumu katlanarak devam edecekti. Telefonumla oynadım zaman geçirmek için. Öyle dalmışım ki yemeğe çağrıldığımda anca kalkabildim. 


“Zerrin hanım iyi misiniz?”


“İyiyim Hediye abla. Telefona bakarken dalmışım”


“Yemek hazır. Dilerseniz buraya getireyim”


“Gelirim masaya. Çok sağol”


Yemeğimi yiyip geri odama çekildim. Sadece odam vardı. Onun dışında çıktığım yer yoktu. Elimi çantama attım. Günlüğümü düzenli tuttuğumdan yazı yazacaktım. Çantamda bulamadım. Mutfağa Hediye ablanın yanına gittim.


“Buyrun hanımım ne istemiştiniz”


“Abla defter buldun mu bugün evin içinde hiç”


“Yok bulmadım. Bulursam size getiririm mutlaka”


“Benim için önemli, getirirsen çok sevinirim”


“Belki dışarıda falan düşmüştür. Bugün gittiğiniz yerlere sordurun isterseniz”


“Sadece hastaneye gittim. Orada düşmüş bile olsa daha nasıl bulayım, neyse sen haber ver yine de”


Kafasını salladığında ben de tam gitmek için dönmüştüm ki aklıma gelen şeyle Hediye ablaya seslendim tekrar.


“Şöyle çikolatalı pasta mı yapsak? Çok canım çekti”


“Tabii ben yaparım hemen”


“Sen işine bakabilirsin. Bana da uğraş olur, ben yapacağım”


Zerrin önce keki çırpıp fırına gönderdi. Sonra iç kremasını da pişirdi. Soğumaya bıraktı. 


“Çilek vardır umarım, arasına koyarım”


“Adamlara aldıralım hemen”


“Söyle çabuk getirsinler”


Uzun zaman sonra ilk defa her şeyden uzaklaşıp dilediğimce, düşünmeden yaşıyordum. Pastamı tamamladıktan sonra dayanamayarak yemeye başladım. Neredeyse yarısını bitirmişim.


“Afiyet olsun Zerrin hanım ama midenizi bozmasın”


“Gözüm dönmüş bir anda” dedim gülerek.


“Aşerdiniz herhalde”


“Olabilir”


Doğru ilk defa aşeriyordum. Kaya yoktu yanımda. Bebeğimizin ilklerini sevdiğim adamla yaşayamıyordum. Şimdi nişanlısının kollarında kim bilir neler yapıyorlardır. ‘Üff Zerrin boşver sen de ne yapıyorsa yapıyor’ iç sesimle bile kavga edecek raddeye gelmiştim. Kütüphanemden bir kitap alarak okumaya başladım. Uykumun gelmesiyle de kitabı bırakıp yattım.


Sabah kahvaltıya anneme gittim. 


“Aferin kızım beni dinledin şimdi düzgün bir aile kuruyorsun. Kafanı kimsenin karıştırmasına izin verme”


“Anne tamam zehirleme kızı” diyerek bana döndü. “ Zerrin iyi misin abim? Çok üstüne geliyor mu?”


“Kocasıdır. Ne üstüne gitmesi?”


“Yok abi iyiyim ben. Sen düşünme beni”


“Nasıl düşünmem? Aklım hep sende. Bebek iyi mi?”


“İyi o da. Tahlil yaptırdım, sonuçlarını bekliyorum”


Biz konuşurken telefonuma bildirim düştü. 



Kayadan: Buluşmamız lazım



Aldığım mesajla masadan kalkıp Kayayı aradım.


“Ne buluşması? Sen ne yapmaya çalı-“


“Attığım konumda buluşuyoruz. Hemen “


Bir bahane bulup çıktım annemlerden. Kayanın attığı konuma gittim. Yakınlardaki bir parktı. 


“Ben seni hiç anlamıyorum. Nişanlın varken eski sevgilinle nasıl görüşebiliyorsun? Yoksa geniş mi bu konuda biraz? “


“Sen niye taktın bu kıza bu kadar?”


“Hani evleneceksin ya. Rahatsız olmasın “


“Yok olmaz”


“O da güzel valla. Beni düğüne de çağırırsınız”


“Beni bırak da sen niye böyle davranıyorsun?”


“Çünkü..”


“Evet, çünkü?”


“Çünkü sen-“


“Çünkü beni kıskanıyorsun. İtiraf et. Yolun sonuna geldin Zerrin Albora”


“Evet kıskanıyorum. Mutlu musun? Tatmin ettim mi seni? Bunu duymak istiyordun”


“Beni her konuda tatmin edersin de doğruyu söylemen hoşuma gitti, dürüstsün”


“Keşke sen de birazcık dürüst olsan”


“Gitsene onun peşine niye buradasın”


“Bana söylemek istediğin bir şey var mı?”


“Yok, ne söyleyeceğim ki sana?”


“Bilmem. Böyle bilmem gereken bir şey?”


“Bilmen gerekeni zaten söylerdim Kaya. Ben gidiyorum”


Beni kolumdan çektiğinde kendine yaklaştırdı. Dudaklarımızın arasında yalnızca santimler vardı. Göz göze geldiğimizde kalbimin atışını onun bile duyduğunu hissederek utançla kurtuldum onun ellerinden.


“Pislik”


“Dikkat edin”




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÜLLERDEN DOĞAN UMUT

64. BÖLÜM

AŞK VE KORKU 3