AŞK VE KORKU 10
Akşam ikimizin de telefonları durmaksızın çalıyordu. Biz de telefonları kapattık.
“Bu böyle olmaz. Biriyle konuşup anlaşmalıyız. Nereye kadar gidecek böyle?”
“Götürebildiğimiz kadar”
“Bak Kaya ailelerimiz peşimizde en azından bize yardımcı olabilecek birine söyleyelim”
“Abimi arayacağım yarın ama bırak şimdi anı yaşayalım”
“Hımm yaşayalım bakalım”
Aylardır süren özlemimden mi yoksa hamilelik hormonlarımdan mı kaynaklı bilinmez Kayanın dudaklarına yapıştım.
“Biraz hızlı başladık sanırım”
Utanarak; “Öyle oldu” dedim.
“Yemek yaptırmıştım onu ısıttım. Sofraya geçelim”
“Ben de acıkmıştım zaten”
Yemek yedik. Sofrada birbirimize bakarak oturuyorduk.
“Ne bakıyorsun?”
“Hiç dalmışım öyle. Çok güzelsin”
“Teşekkür ederim”
Kaya ağır adımlarla gözlerimin içine bakarak yanıma yaklaştı. Elini saçlarıma doladı. Hafifçe dudağını tenime değdirdi. Sonrası malum 🙃 Yarın olduğunda erkenden kalkıp mutfağa geçtim. Omlet yaptım, ekmek kızarttım. Kahvaltıyı masaya kurdum. Sonra Kayayı uyandırmaya yatağa gittim.
“Aşkım kalk hadi kahvaltı hazır”
“Zerrin alamadım uykumu”
“Sabaha kadar uyumayalım diye tutturan kimdi acaba”
Çevik bir hareketle beni yatağa çekti.
“Kaya napıyorsun?”
“Senin biraz fazla sesin çıkmaya başladı bakıyorum”
“Ne yaparsın fazla çıkıyorsa?”
“Öperim”
Kaya yüzümden başlayarak beni öpmeye başladı.
“Yeter bu kadar. Acıktık biz”
“Demek acıktınız”
Kendimi hızla yataktan kurtardım.
“Hemen şimdi kalkıyor musun kalkmıyor musun”
“Kalkıyorum ama önce duş alayım malum-“
“Tamam anladım bekliyorum seni aşağıda” diyerek sözünü kestim.
Kaya yarım saat içinde duş alıp geldi. Kahvaltı yaptık.
“Hadi arayalım ortalık şimdi yangın yeridir”
“Bir sakin mi olsan acaba? Arıyorum”
Kaya cihan abiyi aradı. Cihan abi soluk soluğa açtı telefonu.
“Kaya oğlum siz neredesiniz? Herkes sizi arıyor. Niye başınıza iş açıyorsunuz ya siz?”
“Abi biz kaçtık”
“Orasını biliyoruz. Telefonları açmıyorsunuz, haber vermiyorsunuz. Demir, Ecmel, annem, herkes sizi arıyor. Siz ne yaptınız?”
“Biz kaçmak zorundaydık. Yoksa bizi yaşatmayacaklar”
“Ne diyorsun oğlum sen? Ne oluyor?”
“Abi Zerrin hamile. Demir boşanmıyor. Bu duyulursa hiç iyi şeyler olmaz”
“Siz de biz kaçalım o zaman mı dediniz?”
“Yani öyle olması gerekti. Yardım edecek misin bize?”
“Deli misin oğlum? Sen benim canımsın, tabi yardım edeceğim”
“Ne diyorsun şimdi ne yapalım?”
“Sen birkaç gün ortalıkta görünme. Ben şirketle ilgili işlerin olduğunu söyleyeceğim. Zerrin de arkadaşına gidip kafa dinlemek istediğinden kaçtığını söyler. En yakın tarihe davayı alırız. İş meselesi veya bulduğumuz açığına göre Demiri tehditle ikna edip boşandırırız”
“O zamana kadar Zerrin yine o şerefsizin yanında mı kalacak”
“Mecbur Kaya. Daha iyi bir fikrin varsa sen söyle. Kimsenin canı yanmasın benim derdim o”
“Zerrin davayı açtı. Öne çekebildiğimiz kadar çekelim. Yeter ki şu iş bitsin de ona da kabulüm”
“O zaman akşam Zerrini geri getir, sen de görünmeden geri dön. Ben yardımcı olacağım size”
“Çok sağ ol abi”
“Bir daha da plansız programsız iş yapmayın”
“Bebek mevzusundan mı yoksa kaçmamızdan mı bahsediyorsun”
“İkisinden de. Dikkat edin”
“Sen de abim”
Telefonu kapattılar.
“Zerrin abim orada olacak ama ters giden bir durum olursa hemen beni ara. Ben yakınlarda bekliyor olacağım”
“Kendini tehlikeye atma. Ne yapabilirler ki? Ben bir arkadaşımla konuşur anlaşırım. Orada kaldığımı söyler”
Biraz daha Kayayla vakit geçirdikten sonra akşam olmuştu. Kaya beni bir alt sokağa getirmişti.
“Hiç bırakmak istemiyorum”
“Bu son ayrılığımız sevgilim. Bundan sonra hep birlikteyiz”
Kayayla sarıldık.
“Kendinize çok dikkat ediyorsunuz”
“Sen de dikkat et. Bu sefer düşünmen gereken bir de bebeğin olduğunu unutma”
“Nasıl unuturum aklım hep sizde (duraksadı) Zerrin gitmeseniz mi acaba? Çekişmeli boşanırsınız”
“Geri geleceğim aşkım”
Kayayı öptüm ve eve girdim. Annemlere gelmiştim. Ortamı biraz yumuşatıp sonra Demire gidecektim. Eve girdiğimde annemle karşı karşıya geldik.
“Anne”
Ayyy eriyorumm çok güzellerr😍
YanıtlaSilÇokk güzellerrrr🌹
YanıtlaSil