AŞK VE KORKU 6
Sabah kalktığımda hiç hâlim yoktu. Gün boyu dinlenmek istedim. Demir kapıdan seslendi ama yorgun olduğum için yataktan çıkmayacağımı söyledim. Aradan birkaç saat geçti. Kaya beni aradı. Şaşkınlıkla açtım telefonu.
“Kaya?”
“Zerrin konuşacağız aşağı sokağa gel”
“Kaya ne konuşması? Gelemem ben hâlsizim”
“Ben gelirim oraya”
“Sen yürek mi yedin?”
“Yedim. Önemli, konuşacağız diyorum”
“Bekle geliyorum”
Yavaşça kalktım yataktan. Mecbur gidecektim yoksa ortalığı karıştıracaktı. Hemen üstüme bir şeyler geçirdim. Aşağı sokağa gittim. Köşede Kaya beni bekliyordu. Sinirle soluyarak;
“Kaya noluyor? Geçerli bir nedenin vardır umarım”
“Bunu benden nasıl saklarsın Zerrin? Sen ne yaptın?”
Kaya öğrenmiş miydi? Ama nasıl? İnkar edemeyeceğimi anladığım için hemen savunmaya geçtim.
“Kaya ben sakladım ama iyiliğiniz için. Beni bir dinlesen ben açıklayacağım”
“Neyi dinleyeyim ya? Adamı öldürmeye kalkmışsın Zerrin. Ölseydi ne olacaktı senin haberin var mı?”
Derin bir nefes alarak rahatladım. Meğerse Demiri bıçaklamamdan bahsediyormuş.
“Gözüm döndü ne yapayım? O gün sana yaptığı nispeti görünce dayanamadım. İlerisini öncesini düşünemedim”
“Düşüneceksin Zerrin bu alelade bir şey değil. Özellikle senin için”
“Tamam Kaya bir şey olmadı ama farkındaysan. Azarlama beni de çocuk değilim ben”
“Farkına var o zaman yaptıklarının. Bu işin çıkış noktası bu değil”
“Merak etme ben o çıkış noktasıyla da ilgileniyorum. Açıyorum boşanma davasını”
“Erol abiye söyleyim ilgilensin davayla”
“Sen evlenene kadar imzalamayacak Demir”
“Şerefsiz”
“Benim esaretim senin esaretin başlayınca bitecek. Çöz bu işi çözebilirsen”
“Ben suçluyum yine yani. Eyvallah”
“Yok bir de ben mi suçlu olsaydım”
“Tehdit edildiğin için evlendiğini en başından söyleseydin bir yolunu buldurduk”
“Olan oldu artık. Geri mi alayım zamanı”
Konuşmamız sırasında midem bulandı. Köşede bulduğum bir yere midemde ne varsa çıkarttım.
Kaya sordu merakla.
“İyi misin? Bekle burada su alayım”
“İyiyim. Hastayım ya ondan, midem bulandı. Suya gerek yok, gidiyorum şimdi zaten”
“Yakınlarda bakkal vardı. İnat etme mideni bastıracak bir şeyler alayım”
“Tamam hemen git gel”
Birkaç dakika sonra Kaya elinde tuzlu kraker, su ve birkaç abur cuburla gelmişti.
“Bakkalı almışsın” dedim ve sudan bir yudum aldım. Krakeri de açtım, yemeye başladım. Kayaya da uzattım. Kaya istemeyince omuz silkip aldıklarının birazını yedim.
“Ben gideyim artık. Sen de işine bak”
“Benim işim de gücüm de sensin”
“Akşama kadar burada kalacak hâlimiz yok ya Kaya”
“İyisin değil mi? Eminsin”
“İyiyim ben. Gidiyorum”
“Dikkat et”
Başımı hafifçe sallayıp eve döndüm. Kendimi direkt odama kapattım ve Kayanın aldıklarından kalanları yemeye başladım bir yandan da bugünü düşünerek. Bir imkanı olsaydı da kafamdaki sesleri susturabilseydim.
Çok güzeeell
YanıtlaSil